SELAMUN ALEYKÜM Hocam Öncelikle sizin vede Bütün islam aleminin mubarek kurban bayramınızı kutlarım. İzin verirseniz siz vede mümin kardeşlerimize yaşamış olduğum bir olayı ve kul hakkının yenmesinin ne kadar günah olduğunu paylaşmak istiyorum. Bundan on beş sene önce bir yerde işçi olarak çalışmaktaydım yine aylardan mubarek kurban bayramıydı . Patronumuz hac vazifesini...
(Kıyamete kadar baki kalacaklardır.)
“Allah (c.c)’nın lütufları Habib-i Kibriya Muhammed Mustafaya (s.a.v) Vad’lerde bulundu da dedi ki : “Sen ölsen bile bu Din, bu Kur’an ölmez.”
“Senin kitabını, mucizeni ben yükseltirim. Kur’an-ı Hakim’den bir şey eksiltmeye ona bir şey katmaya yeltenen kişiye ben mani olurum.”
Muhammedim!...
Sıkça gülen insanlar çok kederli olup yapmacık bir neşe ile kederlerini örtmek isterler.
Acı akıllı insanların hocasıdır.
Gurur koltuk değnekleri gibidir insanı yükseltse bile boyunu uzatmaz.
Çevrenizde ilgi alaka uyandırmak istiyorsanız başkaları ile de ilgilenmeyi bilmelisiniz.
Hayatımız hızla akan bir nehirdir. Altınlar gibi parıltıları akıp gider, sonunda bizlere sadece kumu kalır.
Gençler ihtiyarların aptal olduklarını zannederler, ancak ihtiyarlar gençlerin aptal olduklarını zaten bilirler.
Dünyanın en yoksul insanları, paradan başka hiç bir şeye sahip olmayanlardır.
Biri sizleri bir kez aldatırsa suç onundur. İkinci kez de aldanırsanız emin olun suç sizindir.
Affetmek ve unutabilmek iyi insanların intikamıdır.
Zulmün topu ve güllesi var, kalesi var ise hakkın da asla bükülmez kolu dönmez yüzü vardır.
Adalet topaldır ağır gider, ancak gideceği yere sonunda varır.
İnsanın en büyük dostu zorluklardır. Çünkü insanı karşılaştığı zorluklar kuvvetlendirir.
Zeki olmakla gurur duyan insan, hücresinin büyüklüğüyle övünen idam mahkumuna benzer.
Şayet güneşi gözden kaçırdım diye ağlarsan, yıldızları da kaçırırsın.
Aradığını bilemeyen bulduğunu da anlayamaz.
Bazı horozlar güneşin kendileri sayesinde doğduklarını zannederler.
Dünyaya itimad etme. O çoklarını aldattı, gün gelir de seni de aldatır, tedbirli ol.
Okumak bir insanı bilgilendirir, insanlarla sohbet etmek için hazırlar, yazmak ise olgunlaştırması için yeterlidir.
Hayal gücü derin olupta bilgisi olmayan kimselerin kanatları vardır, ancak ayakları yok sayılır.
Hayatta en zor şey gayesiz insanlarla yaşamak mecburiyetinde kalmaktır.
Namazı Kazaya Bırakmak
Namazı bile bile ve özürsüz olarak terketmek en büyük günahlarındandır.Zaten imam Zehebi büyük günahları anlattığı müstakil kitabında namazı terketmeyi dördüncü olarak sayar. Rasüllah Efendimizin namazı dinin direği olarak nitelemesi onun değerini anlatan en veciz ifadedir.Kur'anı Kerim'de namazdan 'İman' diye söz edilmiştir.Bu yüzden bir müslüman namazını bile bile terkedemez.Ancak terkederse Hanefiler yine de kafir olmadığı görüşündedirler.Elverir ki inkar ederek ve hafife alarak terketmiş olmasın.Fakat namazı bile bile terkedenin kafir olacağını söyleyenler de vardır.
Beden, elbise mesken ve çevre temizliğine,maddi temizlik diyoruz. Belli aralıklarla vücudu yıkamak, tırnakları kesmek, baş ve yüzdeki saçı ve sakalı düzene koymak, etek ve koltuk altındaki kılları alma, sünnet olmak ve göbek kesmek beden ile ilgili başlıca temizlik şekillerindendir.Elbise, mesken, mutfak eşyası, yatak gibi şeyler ilgili temizlikte çevre temizliğine dahildir.Bu gibi şeylerin temiz ve bakımlı tutulması için gösterilen dikkat ve hassasiyete nezafet denilmektedir.Nezafet imandandır, din nezafet üzerine bina kılınmıştır.Allah temizdir, temizleri sever, nezafete verdiği ehemmiyet sebebiyledir ki Rasulullah, tarak ayna bulunur ve güzel koku kullanmayı ihmal etmezlerdi.Maddi temizliğin dine, cana akla, nesle ve mala faydası vardır.Dince maddi temizlik zaruri olduğu içindir ki namaz ve tavaf gibi ibadetlerden evvel taharet farz kılınmış ve taharetsiz yapılan ibadetler makbul ve muteber sayılmamıştır.
Masada yemek yeme, koltukta oturma ve benzeri mobilyalar kullanmanın hükmü nedir ? Övünme, kibir ve iftihar için olmadıkça mubahtır, sakıncası yoktur. Ancak Allah Rasulü gibi sade yaşayıp yerde oturmak ve yerde yemek yemek müstehaptır ve ve bu gayeyle yapılırsa sevaptır, fazilettir.Ancak bazı mubahların zamanla ilgili olduğunu da bilmek gerekir.Bir yanda yiyecek ekmek, örtünecek yorgan ısınacak kömür bulamayan fukara okul harcına , yurduna, kitabına verecek para bulamayan ve Allah için okuyan talebe varken, göz zevkini tatmin ve gösteriş için lüks perdeler mobilyalar... almak insanda olsa olsa ancak zayıf ve cılız bir imanın olduğunu gösterir.