Özürsüz iki namazını bir vakitte kılan kimse, büyük günah kapılarından birisini çalmış bulunur. (yani büyük günahlardan birisini işlemiş olur.)
dünya namaz vakitleri Dünya Namaz Vakitleri
ÖLÜM MÜMİNE HEDİYEDİR
ÖLÜM MÜMİNE HEDİYEDİR

Allah (c.c) emirlerine uyan bir mü’mine, ölümden daha mutlu, sevinçli birşey olamaz. Allah (c.c) kavuşmayı seven mü’min, ölümü ister. Ölüm,dostu dosta kavuşturan bir köprüdür. Kavuşmak sevinci büyük ve yüksek aşamadadır. Bu mertebeye yükselen mü’min ölümün gecikmesini istemez. Rabbine kavuşma isteğinden dolayı, O’na kavuşmayı  onu görmeyi ...


HAYIRLI CUMALAR
HAYIRLI CUMALAR

Ey merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAH’ım! Herkesin hakir görüp de dalına bindiği, çaresizlerin RABBİ ancak SENSİN. Bizlerin RABBİ de ancak SENSİN. SEN, bizleri kötü huylu, yüzsüz bir düşmanın eline düşürmeyecek kadar merhamet sahibisin. ALLAH’ım yeter ki SENİN gazabına uğramayalım. Ne çekersek ona katlanırız. Fakat SENİN af ve mağfiretin bunları bize yaptırmayacak...


  • Dünyanın en yoksul insanları, paradan başka hiç bir şeye sahip olmayanlardır.
  • Günah arıya benzer, ağızları ballı kuyrukları zehirlidir.
  • Adalet topaldır ağır gider, ancak gideceği yere sonunda varır.
  • Kral olsun, köylü olsun yuvasında huzuru bulan dünyanın en bahtiyar insanıdır.
  • Biri sizleri bir kez aldatırsa suç onundur. İkinci kez de aldanırsanız emin olun suç sizindir.
  • Çevrenizde ilgi alaka uyandırmak istiyorsanız başkaları ile de ilgilenmeyi bilmelisiniz.
  • Yanlış yapmayan insanların hayatı haraptır, nedeni ise gelişme imkanlarından tamamen mahrum olmalarıdır.
  • Gençler ihtiyarların aptal olduklarını zannederler, ancak ihtiyarlar gençlerin aptal olduklarını zaten bilirler.
  • Çalışmak hayattır, düşünmek ise ışıktır.
  • Suçu affeden asildir ancak özür dileyen çok daha asildir.
  • Aradığını bilemeyen bulduğunu da anlayamaz.
  • Kötü haberlerin kanatları vardır iyi haberlerin ise ayakları bile yoktur.
  • Bazı horozlar güneşin kendileri sayesinde doğduklarını zannederler.
  • Allah'tan uzaklaşan kimse, Allah'ı aramayan insan ne kendinde ne de kendisi dışında saadeti ve hakikati bulamaz.
  • At koşamazsa çok üzülür, köpek koku almazsa çok üzgün olur, İnsanlar ise ruh temizliğini, faziletini yitirdiği gün felakete düşer.
  • Bir dostun sıkıntılarına kim olsa ortak olur, bir dostun başarılarına ise sadece yüksek bir ruhta olanlar sevinir.
  • Zeki olmakla gurur duyan insan, hücresinin büyüklüğüyle övünen idam mahkumuna benzer.
  • Zulmün topu ve güllesi var, kalesi var ise hakkın da asla bükülmez kolu dönmez yüzü vardır.
  • İnsanın en büyük dostu zorluklardır. Çünkü insanı karşılaştığı zorluklar kuvvetlendirir.
  • Affetmek ve unutabilmek iyi insanların intikamıdır.

MÜNAFIKLAR HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ
MÜNAFIKLAR HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ

Üç şey vardır ki, kimlerde bulunursa o kimseler halis münafıktır. Şayet ücden sadece bir tanesi bulunursa o kişi de, münafıklığın üçde biri bulunmuş olur. Bu kişiler ; konuştukları zaman yalan söylerler vadederler sözlerinde durmazlar kendilerine bir şeyler emanet edildiği vakit onlar buna hiyanet ederler. Şayet her hangi bir kimsede bu üç alametlerlerden herhangi biri varsa, o kimseler istiğfar ve tevbe edip bu kötu huylarından kurtulmadıkça münafıklıktan sıyrılamazlar. Diğer bir rivayete göre, söz verip sözlerinde durmamak, ve de birisi ile tartıştığı zaman kötü sözler kullanmak yani küfürlü konuşmak da münafıklık alametlerindendir. Gerçek müslümanların bu münafıklık alametlerinden tamamen uzak olması gerekir. Müslümanlar nefsin kötü huylarını ve güzel huylarını bilmeli ve de ayırt etmelidir. Kamil olan bir müslüman için bunlar şarttır. ta ki, kötü huylardan tamamen sıyrılıp yerine güzel huylar yerleştirmeli. Güzel ahlaklı bir insanoğlu Allah'ın sevgisine layık olan kullardır. Yüce Allah bizleride bu kullardan etsin (AMİN).
İMÂM HZ. ALİ’NİN (a)HAYÂTI
İMÂM HZ. ALİ’NİN (a)HAYÂTI

İmâm Ali (a.s) hicretten 23 yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Babası Ebû Tâlib , annesi Esed kızı Fâtıma ’dır. Küçük yaşlardan itibaren, peygamberimiz onu kendi evine alarak, terbiye ve himâyesini bizzat kendisi üslendi. O, peygamberimize ilk îmân getiren kimseydi ve her zaman O’nunla beraberdi. Peygamberimizin biricik kızı Fâtıma (sa), O’nun eşi idi. O; Putperestlerin, peygamber efendimizi öldürmek istedikleri o hicret gecesinde, canını ortaya koyarak Resûlullâh’ın yatağına yatan, hem Mekke’de ve hem de Medîne’ye hicret gerçekleştikten sonra ashâb ® arasındaki kardeşlik (musâhiplik) eşleşmesinde Hz. Peygambere kardeş olan, Resûlullâh’ın (s.a.a) hayatta olduğu dönemde yapılan savaşların çoğunda Allâh’ın izni ile Müslüman’ların muzaffer olmalarında olağanüstü emekleri geçen ve hakkında kudsî hadîs ile; “Lâ fetâ illâ Ali, Lâ seyfe illâ zülfikâr-Ali’den yiğit er Zülfikâr’dan üstün kılıç yoktur.” buyrulan, hendek savaşında Müslüman’larda korku ve gevşekliğin hâkim olduğu bir sırada, kimsenin karşısına çıkmaya cesâret edemediği elebaşı bir müşrîki, dillere destan kılıç darbesi ile cehenneme yuvarlayarak, Hz Peygamber (s.a.v) efendimiz ; “Ali’nin bu kılıç darbesi diğer bütün insanlar ve cinlerin ibâdetlerinden daha üstündür/faziletlidir.” kelâm-ı şerîflerine mazhâr olan… kimsedir. Ehl-i Beyt’in anlayışı ve yoluna göre, İmâm Ali (as), ilâhî emir gereği Hazreti Resûlullâh’ın (s.a.v.)  efendimiz hak halifeleri olan Oniki masum İmâm’ın ilkidir. Resûlullâh, İslâm davetini teblîğe başladığı günden itibaren, çeşitli münâsebetlerle, Hz. Ali’nin bu ilâhî hilâfet makâmının sâhibi olduğunu açıklamıştır. Özellikle de “Ğadir-i Hum” denilen mevkide vedâ haccı dönüşünde Hazreti Ali’yi hilâfet-İmâmet-Velâyet makâmına ilâhî bir emirle atamışlar, sahâbeden bir çok ileri gelenler de orada Hz. Ali’yi bu makâma atanmalarından dolayı tebrîk etmiş, kutlamışlardır. Ehl-i Beyt mektebinde bu münâsebetle “Ğadir-i Hum” olayının cereyân ettiği 18 Zilhicce günü “Ğadîr-i Hum bayramı” olarak kutlanır ki, bu günde, günün önemini belirten konuşmalar yapılır, İmâm’ın (a.s) kişiliği, hayâtı, mücâdelesi hakkında bilgiler verilir, ümmete, örnek bir “İnsan-ı Kâmil”  tanıtılmaya çalışılır.[39] Ancak; Gönüllerin sultanı  Yüce Allah'ın sevgilisi Resûlullâh’ın vefâtından sonra bazı sebeplerden ötürü ilk üç halîfe  döneminde İmâm-ı Ali’nin zâhirî hilâfeti gerçekleşmemiştir. Üçüncü Halîfe’den sonra Müslüman’larca halîfelik makâmına getirilen İmâm (as), kendisinden önceki halîfelerin atamış oldukları bir çok vâli ve devlet görevlilerini bulundukları makâma layık görmediğinden, onları azledip, yerlerine lâyık gördüğü kimseleri tayîn etti. Bu dönemde, çeşitli nedenlerden ötürü oluşan iç muhâlefet netîcesinde, İmâm (as), Cemel, Sıffin ve Nehrevan savaşlarını yapmak zorunda kaldı. Hz. Ali, her zaman hakkı, adâleti, Allâh’ın şerîatını icrâ ediyor, mazlûmlara yardımcı, dost, zâlimlere ise düşmân idi. O’nun adâlet anlayışında, hiç kimse için bir ayrıcalık söz konusu olmayıp, Hakk’a âşık, adâlet timsâli bir zât idi. İmâm Ali; ilimde ashâbın ® arasında en bilgini idi. Resûlullâh (s.a.v) efendimiz ; “Ben ilmin şehriyim, Ali’de onun kapısıdır, şehre girmek isteyen kapıdan gelsin.”[40] buyurarak, Hz. Ali’nin bu derin ilmini beyân etmişlerdir. “NEHCÜ’L BELÂĞA” kitâbı da, ilim deryâsı olan İmâm’ın (as), hutbe, mektûp, öğüt ve nasîhatlerinden bir kısmını içeren kıymetlibir eserdir. İmâm Ali, bir sabah namâzı esnâsında dâhilî hâinlerden İbn-i Mülcem (l.a.) tarafından bir kılıç-hançer darbesi ile vurulmuş ve aldığı yaralar neticesinde şehâdet şerbetini içmiştir.[41] Selâm sana, Ey ilim şehrinin kapısı! Selâm sana, Ey Resûlullâh (s.a.v) Efendimizin kardeşi! Selâm sana, Ey müminlerin velîsi Selâm sana, Ey hakkında; “Ali’ye söven bana sövmüştür, bana söven de Allâh’a sövmüş olur.”, “Ali ile savaşan benimle savaşmıştır, benimle savaşan da Allâh ile savaşmış gibi olur.”, Ey Ali! Ben Kur’ân’ın tenzîli için savaştım, sen de te’vîli için savaşacaksın.”, “Ali’yi sevmek îmândan, O’na buğzetmek ise münâfıklıktandır…” buyrulan İslâm Askeri! Selâm sana, Ey Hizbullâh’ın İmâmı! Hz. İmâm Ali (as) buyuruyor; “İyilerle kötüler senin yanında aynı değerde olmasın. Çünkü, bu iyileri iyilik yapmaktan soğutur, kötüleri de kötülük yapmak da cüretli kılar.”[42] “Son veda haccı idi peygamber efendimizin Onsekizinci günü Zilhicce’nin. Çıktı yüksek bir yere ol Mustafâ, Yanına aldı Ali’yi, bâsafâ. Dinleyiniz ey garib ümmetlerim, Anlatayım size vasiyetlerim. Aranızdan ayrılığım çok yakın, Hak yoldan çıkmayın, aman, sakın. Bana îmânı olanlar, dinleyin, Allâh’ın fermânını siz belleyin. İki muhkem şey bırakırım size, Haşr’e dek rehber olur bunlar size. Birisi, Allâh’ın Kur’ân’ıdır, Diğeri, Ehl-i Beyt’in irfânıdır. İşte aldım ben Ali’yi yanıma, Son sözü tekrarlarım ihvânıma. Canla, başla siz Ali’ye sarılın, Böylelikle Hak yoluna doğrulun. Ben, kimin mevlâsı olduysam heman, Ali’de mevlâsıdır, onun her zaman. Kim beni severse, sever Ali’yi, Ayrı bilmez, Peygamberle, velîyi. Kim, Ali’ye düşman olursa heman, O, benim de düşmanımdır her zaman. Sonra dedi, ol Muhammed Mustafâ, (s.a.v) Ey ashâbım eyleyin ahde vefâ. Sonra kaldırdı elini Fahr-ı Cihân, Dedi: Yâ Rab! Şâhit ol sen de hemân. Allâh’ım sen de sev Ali’yi seveni, Sen de sevme Ali’yi sevmeyeni. Düşman ol! sen de Ali’nin düşmanına, Yardım eyle! Ali’nin yârânına. Her kim Ali’den kaçarsa ey Hüdâ!, O’nu benden dâima eyle cüdâ. Kim hakâret eylese bu Ali’ye, Ya, husûmet eylese ol velîye.[43] Sen iki cihânda onu kıl hakir, Bu duâmı müstecâb et yâ Kadîr! İşitince hep sahâbe bu sözü, Vecde geldi, güldü hepsinin yüzü.”[44] İmâm Ali İslâm’ın onurudur.   KARDEŞİMİZE SEVGİLERLE  PAYLAŞIMIN İÇİN RABBİM SENDEN RAZI OLSUN.
YAŞANMIŞ OLAYLAR
YAŞANMIŞ OLAYLAR

Öncelikle Tüm inanan isanlara selamlar olsun, Ey yüce yaradanımın aziz kulları ben Öncelikle yer gök dua üzerine inancıma herzman sadık kalarak yaşamda aldığım nefese şükür ve dua ederek yaşarım. Sonsuz rahman üzerimizden hiç eksik olmasın. Sizlere yaşadığım bir konuyu paylaşacağım. Şubat ayındayız otobusteydım ben dahıl herkesın baktıgı bır muhteremı gormeye sahıt oldum .Diger insanlarda benim gibi iancla bakıp bakmadığını bilmiyorum. Alaycı gulumseme gıbı bakanda vardı. Ak sakallı ve sakalı uzun nur yuzlu yeşil kabanı vardı parmagında yeşil yüzüğü vardı .Bakmaya cesaret edemediğim bakarken hayranlıkla tüylerim ürperircesine içimden yarabbi diye haykırarak ağlamaklı olduğum bir kuvvet hissettim .Kudretine merhametine inandığım Allahım bana görmeyi nasip etti iniallah inanan insanlarda bir gün bu duyguyu yaşasın. Ben hemen selam verdim yalnız okadar konuşmak istememe rağmen sadece heycandan selam verdim selamını aldım. Hz.Hızır yada Ermiş olabilir.Allah her inançlı itikatı yüksek insana nasip etsin.Dünya durdu ben kalakaldım oanda çok şükür yarabbi yüksek merhametine.  Gönlü Güzel Kardeşim Dilek,  Yaşadığın Bu hikayeyi Bizlerle Paylaştığı için Gönülden Sevgilerimle.
En Çok Okunan Konular

En Çok Okunan Konular
00.00.0000
İMSAK 00:00
GÜNEŞ 00:00
ÖĞLE 00:00
İKİNDİ 00:00
AKŞAM 00:00
YATSI 00:00
KIBLE SAATİ 00:00
Tüm dünya için tıklayın »

Sorularla İslamiyet

melekler
melekler

gece saat 12 ile 1 arası banyoya girmek günah mıdır o saat aralıklarında cinler mi gelir bunu öğrenmek...

 
Cok Önemli!!! Dinden cikmak
Cok Önemli!!! Dinden cikmak

Bir müslüman nasil kafir olur (bilmeyerek bir günah islerse ve kafir olursa) Tövbe edebilirmi?? Küfür icinde...

 
dua
dua

S:A.Sevgili Peygamberimizin ağrıyan yeri tutup okuduğu duayı biliyormusunuz ? yardımcı olursanız sevinirim.RABBİM...

 
sure
sure

SEVGİLİ OKURUM SORDUĞUNUZ SORUNUZU İNŞALLAH EN GÜZEL ŞEKİLDE CEVAPLANDIRMIŞIZDIR. SİTEMİZE OLAN BEĞENİNİZDEN...

 
NEDEN  CUMA
NEDEN CUMA

ben bu sorunun cevabını çok merak ettim islamiyette,müslümanlıkta, bizde neden cuma günü hayırlı bir...