Müminlerin niyeti amellerinden hatırlıdır. Munafığın ameli niyetinden hayırlıdır. Her kez niyetine göre amel eder. Mümin bir amel işlediği zaman kalbinde bir nur parlar.
dünya namaz vakitleri Dünya Namaz Vakitleri
KAZA VE KADERE İMAN ETMEK
KAZA VE KADERE İMAN ETMEK

İslamiyet Dininin itikad ve inanç temellerini teşkil eden (Amentü);nün altı esasından biri  de Kaza’ya ve Kader’e iman etmektir. 1 - a - Cebriye’nin görüşüne mesned ittihaz ettiği ayet-i kerimeler : “ Allah kimi dilerse onu şaşırtır. kimi de dilerse onu da doğru yol üstünde tutar  (El-En’am/39). “Allah ne dilerse mahveder vücuda getirir. Ana...


İSLAMİTETTE AHLAK
İSLAMİTETTE AHLAK

İslam Dini’nde Ahlak ve Edebe son derece ömem verilmiştir. Bir müslüman’ın edepten mahrum olması sünnetler uyamaması demektir. Sünneti tutmayan müslümanlar da  Farz’a yol bulamaz. Farzlarını yerine getiremiyenlerde İhlasa yol bulamaz. Bu yazdıklarımızın hepsi birbirlerine zincirleme bağlıdır. İhtiyacı olan birilerine iyilik yaparsanız bu iyiliği sadece Allah-u...


  • Çalışmak hayattır, düşünmek ise ışıktır.
  • Kral olsun, köylü olsun yuvasında huzuru bulan dünyanın en bahtiyar insanıdır.
  • Aradığını bilemeyen bulduğunu da anlayamaz.
  • Yanlış yapmayan insanların hayatı haraptır, nedeni ise gelişme imkanlarından tamamen mahrum olmalarıdır.
  • Allah'tan uzaklaşan kimse, Allah'ı aramayan insan ne kendinde ne de kendisi dışında saadeti ve hakikati bulamaz.
  • Kötü haberlerin kanatları vardır iyi haberlerin ise ayakları bile yoktur.
  • İnsanlara en adilce dağıtılan büyük nimet akıldır. Zira hiç kimse aklından şikayetçi değildir.
  • İnsanın en büyük dostu zorluklardır. Çünkü insanı karşılaştığı zorluklar kuvvetlendirir.
  • Gurur koltuk değnekleri gibidir insanı yükseltse bile boyunu uzatmaz.
  • Dünyaya itimad etme. O çoklarını aldattı, gün gelir de seni de aldatır, tedbirli ol.
  • Acı akıllı insanların hocasıdır.
  • Sanat kainatın tam içindedir. Sanatkarlık ise bunu ordan çıkarabilmektir. Sabırdan mahrum olan kişi ne kadar da fakirdir.
  • Zulmün topu ve güllesi var, kalesi var ise hakkın da asla bükülmez kolu dönmez yüzü vardır.
  • Hayatımız hızla akan bir nehirdir. Altınlar gibi parıltıları akıp gider, sonunda bizlere sadece kumu kalır.
  • Çevrenizde ilgi alaka uyandırmak istiyorsanız başkaları ile de ilgilenmeyi bilmelisiniz.
  • Bir dostun sıkıntılarına kim olsa ortak olur, bir dostun başarılarına ise sadece yüksek bir ruhta olanlar sevinir.
  • Şayet güneşi gözden kaçırdım diye ağlarsan, yıldızları da kaçırırsın.
  • At koşamazsa çok üzülür, köpek koku almazsa çok üzgün olur, İnsanlar ise ruh temizliğini, faziletini yitirdiği gün felakete düşer.
  • Biri sizleri bir kez aldatırsa suç onundur. İkinci kez de aldanırsanız emin olun suç sizindir.
  • Okumak bir insanı bilgilendirir, insanlarla sohbet etmek için hazırlar, yazmak ise olgunlaştırması için yeterlidir.

TEK ÖVGÜYE LAYIK OLAN YÜCE ALLAH’A ÖVGÜ
TEK ÖVGÜYE LAYIK OLAN YÜCE ALLAH’A ÖVGÜ

Doyuran, yediren herşeyden esirgeyen ve koruyan ALLAH'ın ası ile başlarım. İşte tek ilah, yüce Rab yüce ALLAH eşsiz yaratan yaratıcısı, Ulular Ulusu, Yüceler Yücesi Hak... Çok Yücedir zatları çok temiz, herşeyi gizliden açığa tecelli yolu ile akın edince her şey belli oldu. Zatı tekten de tek tüm sıfatlarını özünde toplamış tecelli ile zatının akışına isimleri birer temaşe yeri olmuştur.... Celal sıfatının derinliği, enginliği, büyüklüğü dünya yüzünde hiç bir aklın alamıyacağı kadar kutsaldır. Saltanat makamı çok mükemmel ve çok yücedir. Yüce ALLAH'ın mükemmeliğine bu varlıkların her biri bir belgedir. Dünya alemi ahiret alemi cemal sıfatının güzeliklerine birer aynadır. Odur açığı bilen gizliyi gören çok güçlü ve olağan üstü Yaratıcı Mevla... ALLAH'ın Yüce katında tüm kuruntular, anlayışlar, kuruntular, şaşkın özü akılla kavranmaktan yana olabildiğince yüceliğe sahiptir. Bunlarla onun katına Yüce zatı'na erişilemez. Kainatın tastamamını modelsiz hiç bir alete ihtiyaç duymadan yarattı, daha sonra da bunları zatının birliğine, varlığına çürütülmez deliller eyledi. Yardım onun, üstünlük onun rahmet, onun cömertlik, onun görünmeyen gizli alemler onun, dünya alemi onun, ahiret alemi onundur... Zat, fiil, sıfat ölcüsünü dile getiren FERDANİYET vasfını aldığından ona sonsuz hamd olsun sayının da ötesinde tekliğini anlatan VAHDANİYET makamına sahip olduğundan satına her an şükürler edilmeye ondan daha layıkı yok yoktur... YÜCE ALLAH'A SONSUZ HAMD OLSUN SONSUZ ŞÜKÜRLER  OLSUN...
MÜNAFIKLAR HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ
MÜNAFIKLAR HAKKINDA PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ

Üç şey vardır ki, kimlerde bulunursa o kimseler halis münafıktır. Şayet ücden sadece bir tanesi bulunursa o kişi de, münafıklığın üçde biri bulunmuş olur. Bu kişiler ; konuştukları zaman yalan söylerler vadederler sözlerinde durmazlar kendilerine bir şeyler emanet edildiği vakit onlar buna hiyanet ederler. Şayet her hangi bir kimsede bu üç alametlerlerden herhangi biri varsa, o kimseler istiğfar ve tevbe edip bu kötu huylarından kurtulmadıkça münafıklıktan sıyrılamazlar. Diğer bir rivayete göre, söz verip sözlerinde durmamak, ve de birisi ile tartıştığı zaman kötü sözler kullanmak yani küfürlü konuşmak da münafıklık alametlerindendir. Gerçek müslümanların bu münafıklık alametlerinden tamamen uzak olması gerekir. Müslümanlar nefsin kötü huylarını ve güzel huylarını bilmeli ve de ayırt etmelidir. Kamil olan bir müslüman için bunlar şarttır. ta ki, kötü huylardan tamamen sıyrılıp yerine güzel huylar yerleştirmeli. Güzel ahlaklı bir insanoğlu Allah'ın sevgisine layık olan kullardır. Yüce Allah bizleride bu kullardan etsin (AMİN).
İMÂM HZ. ALİ’NİN (a)HAYÂTI
İMÂM HZ. ALİ’NİN (a)HAYÂTI

İmâm Ali (a.s) hicretten 23 yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Babası Ebû Tâlib , annesi Esed kızı Fâtıma ’dır. Küçük yaşlardan itibaren, peygamberimiz onu kendi evine alarak, terbiye ve himâyesini bizzat kendisi üslendi. O, peygamberimize ilk îmân getiren kimseydi ve her zaman O’nunla beraberdi. Peygamberimizin biricik kızı Fâtıma (sa), O’nun eşi idi. O; Putperestlerin, peygamber efendimizi öldürmek istedikleri o hicret gecesinde, canını ortaya koyarak Resûlullâh’ın yatağına yatan, hem Mekke’de ve hem de Medîne’ye hicret gerçekleştikten sonra ashâb ® arasındaki kardeşlik (musâhiplik) eşleşmesinde Hz. Peygambere kardeş olan, Resûlullâh’ın (s.a.a) hayatta olduğu dönemde yapılan savaşların çoğunda Allâh’ın izni ile Müslüman’ların muzaffer olmalarında olağanüstü emekleri geçen ve hakkında kudsî hadîs ile; “Lâ fetâ illâ Ali, Lâ seyfe illâ zülfikâr-Ali’den yiğit er Zülfikâr’dan üstün kılıç yoktur.” buyrulan, hendek savaşında Müslüman’larda korku ve gevşekliğin hâkim olduğu bir sırada, kimsenin karşısına çıkmaya cesâret edemediği elebaşı bir müşrîki, dillere destan kılıç darbesi ile cehenneme yuvarlayarak, Hz Peygamber (s.a.v) efendimiz ; “Ali’nin bu kılıç darbesi diğer bütün insanlar ve cinlerin ibâdetlerinden daha üstündür/faziletlidir.” kelâm-ı şerîflerine mazhâr olan… kimsedir. Ehl-i Beyt’in anlayışı ve yoluna göre, İmâm Ali (as), ilâhî emir gereği Hazreti Resûlullâh’ın (s.a.v.)  efendimiz hak halifeleri olan Oniki masum İmâm’ın ilkidir. Resûlullâh, İslâm davetini teblîğe başladığı günden itibaren, çeşitli münâsebetlerle, Hz. Ali’nin bu ilâhî hilâfet makâmının sâhibi olduğunu açıklamıştır. Özellikle de “Ğadir-i Hum” denilen mevkide vedâ haccı dönüşünde Hazreti Ali’yi hilâfet-İmâmet-Velâyet makâmına ilâhî bir emirle atamışlar, sahâbeden bir çok ileri gelenler de orada Hz. Ali’yi bu makâma atanmalarından dolayı tebrîk etmiş, kutlamışlardır. Ehl-i Beyt mektebinde bu münâsebetle “Ğadir-i Hum” olayının cereyân ettiği 18 Zilhicce günü “Ğadîr-i Hum bayramı” olarak kutlanır ki, bu günde, günün önemini belirten konuşmalar yapılır, İmâm’ın (a.s) kişiliği, hayâtı, mücâdelesi hakkında bilgiler verilir, ümmete, örnek bir “İnsan-ı Kâmil”  tanıtılmaya çalışılır.[39] Ancak; Gönüllerin sultanı  Yüce Allah'ın sevgilisi Resûlullâh’ın vefâtından sonra bazı sebeplerden ötürü ilk üç halîfe  döneminde İmâm-ı Ali’nin zâhirî hilâfeti gerçekleşmemiştir. Üçüncü Halîfe’den sonra Müslüman’larca halîfelik makâmına getirilen İmâm (as), kendisinden önceki halîfelerin atamış oldukları bir çok vâli ve devlet görevlilerini bulundukları makâma layık görmediğinden, onları azledip, yerlerine lâyık gördüğü kimseleri tayîn etti. Bu dönemde, çeşitli nedenlerden ötürü oluşan iç muhâlefet netîcesinde, İmâm (as), Cemel, Sıffin ve Nehrevan savaşlarını yapmak zorunda kaldı. Hz. Ali, her zaman hakkı, adâleti, Allâh’ın şerîatını icrâ ediyor, mazlûmlara yardımcı, dost, zâlimlere ise düşmân idi. O’nun adâlet anlayışında, hiç kimse için bir ayrıcalık söz konusu olmayıp, Hakk’a âşık, adâlet timsâli bir zât idi. İmâm Ali; ilimde ashâbın ® arasında en bilgini idi. Resûlullâh (s.a.v) efendimiz ; “Ben ilmin şehriyim, Ali’de onun kapısıdır, şehre girmek isteyen kapıdan gelsin.”[40] buyurarak, Hz. Ali’nin bu derin ilmini beyân etmişlerdir. “NEHCÜ’L BELÂĞA” kitâbı da, ilim deryâsı olan İmâm’ın (as), hutbe, mektûp, öğüt ve nasîhatlerinden bir kısmını içeren kıymetlibir eserdir. İmâm Ali, bir sabah namâzı esnâsında dâhilî hâinlerden İbn-i Mülcem (l.a.) tarafından bir kılıç-hançer darbesi ile vurulmuş ve aldığı yaralar neticesinde şehâdet şerbetini içmiştir.[41] Selâm sana, Ey ilim şehrinin kapısı! Selâm sana, Ey Resûlullâh (s.a.v) Efendimizin kardeşi! Selâm sana, Ey müminlerin velîsi Selâm sana, Ey hakkında; “Ali’ye söven bana sövmüştür, bana söven de Allâh’a sövmüş olur.”, “Ali ile savaşan benimle savaşmıştır, benimle savaşan da Allâh ile savaşmış gibi olur.”, Ey Ali! Ben Kur’ân’ın tenzîli için savaştım, sen de te’vîli için savaşacaksın.”, “Ali’yi sevmek îmândan, O’na buğzetmek ise münâfıklıktandır…” buyrulan İslâm Askeri! Selâm sana, Ey Hizbullâh’ın İmâmı! Hz. İmâm Ali (as) buyuruyor; “İyilerle kötüler senin yanında aynı değerde olmasın. Çünkü, bu iyileri iyilik yapmaktan soğutur, kötüleri de kötülük yapmak da cüretli kılar.”[42] “Son veda haccı idi peygamber efendimizin Onsekizinci günü Zilhicce’nin. Çıktı yüksek bir yere ol Mustafâ, Yanına aldı Ali’yi, bâsafâ. Dinleyiniz ey garib ümmetlerim, Anlatayım size vasiyetlerim. Aranızdan ayrılığım çok yakın, Hak yoldan çıkmayın, aman, sakın. Bana îmânı olanlar, dinleyin, Allâh’ın fermânını siz belleyin. İki muhkem şey bırakırım size, Haşr’e dek rehber olur bunlar size. Birisi, Allâh’ın Kur’ân’ıdır, Diğeri, Ehl-i Beyt’in irfânıdır. İşte aldım ben Ali’yi yanıma, Son sözü tekrarlarım ihvânıma. Canla, başla siz Ali’ye sarılın, Böylelikle Hak yoluna doğrulun. Ben, kimin mevlâsı olduysam heman, Ali’de mevlâsıdır, onun her zaman. Kim beni severse, sever Ali’yi, Ayrı bilmez, Peygamberle, velîyi. Kim, Ali’ye düşman olursa heman, O, benim de düşmanımdır her zaman. Sonra dedi, ol Muhammed Mustafâ, (s.a.v) Ey ashâbım eyleyin ahde vefâ. Sonra kaldırdı elini Fahr-ı Cihân, Dedi: Yâ Rab! Şâhit ol sen de hemân. Allâh’ım sen de sev Ali’yi seveni, Sen de sevme Ali’yi sevmeyeni. Düşman ol! sen de Ali’nin düşmanına, Yardım eyle! Ali’nin yârânına. Her kim Ali’den kaçarsa ey Hüdâ!, O’nu benden dâima eyle cüdâ. Kim hakâret eylese bu Ali’ye, Ya, husûmet eylese ol velîye.[43] Sen iki cihânda onu kıl hakir, Bu duâmı müstecâb et yâ Kadîr! İşitince hep sahâbe bu sözü, Vecde geldi, güldü hepsinin yüzü.”[44] İmâm Ali İslâm’ın onurudur.   KARDEŞİMİZE SEVGİLERLE  PAYLAŞIMIN İÇİN RABBİM SENDEN RAZI OLSUN.
En Çok Okunan Konular

En Çok Okunan Konular
00.00.0000
İMSAK 00:00
GÜNEŞ 00:00
ÖĞLE 00:00
İKİNDİ 00:00
AKŞAM 00:00
YATSI 00:00
KIBLE SAATİ 00:00
Tüm dünya için tıklayın »

Sorularla İslamiyet

melekler
melekler

gece saat 12 ile 1 arası banyoya girmek günah mıdır o saat aralıklarında cinler mi gelir bunu öğrenmek...

 
Cok Önemli!!! Dinden cikmak
Cok Önemli!!! Dinden cikmak

Bir müslüman nasil kafir olur (bilmeyerek bir günah islerse ve kafir olursa) Tövbe edebilirmi?? Küfür icinde...

 
dua
dua

S:A.Sevgili Peygamberimizin ağrıyan yeri tutup okuduğu duayı biliyormusunuz ? yardımcı olursanız sevinirim.RABBİM...

 
sure
sure

SEVGİLİ OKURUM SORDUĞUNUZ SORUNUZU İNŞALLAH EN GÜZEL ŞEKİLDE CEVAPLANDIRMIŞIZDIR. SİTEMİZE OLAN BEĞENİNİZDEN...

 
NEDEN  CUMA
NEDEN CUMA

ben bu sorunun cevabını çok merak ettim islamiyette,müslümanlıkta, bizde neden cuma günü hayırlı bir...