54 FARZ BÖLÜM 1
54 FARZ  BÖLÜM 1

İhlasa nasıl erebiliriz ?

Her mümin ihlaslı bir kul olmak istek amacını taşır. Çünkü Allah (c.c) Hazretlerine yakınlık kavuşmak ister, Cennet, Cemal, her türlü lutuf ve ihsanlar burdadır. İhlaslı kul olabilmek elimizde değildir, kendimizi zorlamak irademizi kullanmak suretiyle de olmaz, ancak Allah (c.c) Hazretlerinin izni ve isteğiyle o nun sevmesi ve seçmesiyle olur. O halde Rabbimizin iznini isteğini nasıl elde edelim ve nasıl sevilelim ? Bunun için ne yapmamız gerekiyor ?
Şimdi bu çok önemli nokta üzerinde bira duralım…
Allah (c.c) Hz. lerinin isteyip istememesi kulluk görevine bağlılığımızla oranlıdır “ben de namaz kılıyor, oruç tutuyor, İslamın şartlarını yerine getirmek için elimden geldiği kadar çalışıyorum acaba neden hala i,hlasla ibadet edemiyorum diye kendimize sorarız : Bir örnek verelim Kışın evimize yağmur giriyor da evimiz eşyalarımız kirlenip çürüyorsa nedenini yağmurda değil kendimizde aramamız gerekir. Gerçekten binamızda kusur bir kusur var demektir. Ya beton çatlamış yada kiremitler yerinden oynamıştır. Rabbimizin bizi de ihlaslı kulları arasına katmasını bizleri de o dereceye yükseltmesini istiyorsak O nun verdiği reçeteyi uygulamamız gerekir. Bu reçete de “54 farz”dır. Allah (c.c) Hazretlerinin “Elli dört farz”adı verilen emirlerine tamamen uyan, onu harfi harfine uygulayan kimse ancak Rabbimizi,n rahmetine erer ihlaslı kullarının arasına girer. Yine bazı kimseler vardır ki elli dört farzın hepsinden haberi olmadığı halde Allah (c.c) Hazretlerini hoşnut edecek değerli amellerde bulunur sevaplar kazanır bir anda yükselir ihlasa erer tecelliyatla da  karşılaşır, fakat bu durumda fazla kalamaz. Çünkü Elli dört farzı bilmediği yada uygulamadığı için davranışındaki bazı aksaklıklar  onu eski haline döndürür ya da şöyle olur : Meydana gelen tecellilerden dolayı velilik mertebesine erişmekte olduğunu yahutta eriştiğini zannederse de bu tecelliler Rahmani olmadığından çoğu zaman hayal kırıklığınla sonuçlanır. Rahmanın elimizden tutması ve bizi koruması için O nun çizdiği yoldan yürümemiz, elli dört farzına sarılmamız şarttır. Dinimizin temeli olan elli dört farzı özet olarak açıklıyoruz.
ELLİ DÖRT FARZ

Ellidört farzın en başta geleni ve en önemlisi .

1  - Allah-u Zül-Celal Hazretlerini zikretmektir.

“Ey iman edenler Allahı dilinizle kalbinizle ve türlü tesbihler yaparak çokca zikredin. O nu sabah akşam tesbih edin  yüceltin.”
2  -
Elbise Giymek

” Allah (c.c) Hazretleri kişinin avret (mahrem) yerlerini elbiseyle örtmesini bir çok ayet-i kerimelerle emretmektedir. “Salih iyi amel işle helal ye ve temiz elbise giy.”
3  - Abdest almak.

Resulullah (s.v.s) efendimiz buyuruyor .
“Abdest imanın yarısıdır.” Ve Enes (radıyallahu anh) e bu öğüdü veriyor.”
“Ya enes Sürekli abdest üzere olmaya durumun müsait ise daima abdestli ol. Zira bir kimsenin ruhunu almak için Azrail (Aleyhisselam) geldiiğinde o kimse abdestli ise şehidlik mertebesini kazanmış olur”.

Allah (c.c) Hazretleri Nisa Suresi 103 ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor.
“Namaz müminler üzerine farz oldu.” Namaz Cenabı Hakkın hoşnutluğuna sebepdir. Melaike-i Kiramın sevmesine sebeptir. İmanın aslı ve temelidir. Duanın ve amellerin kabulüne sebeptir. Rızkın bereketi bedenin rahatıdır. Düşman üzerine silahtır. Şeytanın meşakkat sıkıntı ve zahmetidir. Tüm amellerin efdalidir.

5  - Gusletmek (boy abdesti almak)

Allah (c.c) Hazretleri, bir kudsi hadisinde şöyle buyuruyor :

“Üç nesne vardır Onları saklayan koruyan kişi, gerçekten benim dostumdur, korumayan yada uygulamayan kişi ise gerçekten benim düşmanımdır. o üç nesnenin biri Gizlide ve açıkta namaz kılmak. İkincisi de Gizlide ve açıkta oruç tutmak. Üçüncüsü ise Gizlide ve açıkta gusletmektir.
Gusletmenin namaz ve oruçla aynı değer ve aynı derecede olduğu bu kudsi hadisten anlaşılıyor.

6  - Rızk Konusunda Allaha Dayanma ve Güvenme Tevekkül (Allah (c.c) bekleme). güven içinde olup teslim olma.

“Yerde yürüyen ne kadar canlı varsa hepsinin rızkı ancak Allaha aittir…..”
“Kim ki Allaha tevekkül ve itimad ederse Allah ona kafidir başkasına asla muhtaç etmez…” buyuruyor.

7  - Allah (c.c) Hazretlerinin Kısmet Ettiği Şeye Kanaat Etmek

Rabbimiz bir kudsi hadisinde şöyle buyuruyor .

“Ey ademoğlu Eğer dünyanın tümü senin olsaydı gerçekte o dünyadan senin olacak ancak rızkındı. Ben sana o dünyadan rızk verdim ve hesabını gayrinin üzerine kıldım. Ben sana ihsan ediciyim sen ise bu ihsanını bilmeyip hesab ve azabı kendine ait olacak şeyleri istersin…”

Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki :

“Her kulun Cenabı Hak tarafından paylaştırılmış rızkı vardır elbette o rızk ona gelecektir. O kimse kısmetine razı olursa, Allah (c.c) Hazretleri o rızkı bereketlendirir, arttırır. Bir kimse ki kendine düşen rızka razı olmaz, o rızk ne bereketlenir ne de çoğalır.”

8  - Allah (c.c) Hazretlerinden helal rızk istemek :

Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki :

“Bir kimse karnını helal lokmadan doyurup yatağına yatsa o gece uyumadan Allah yolunda savaşmış gibidir.”
9  - Her İşte Allah (c.c) hazretlerine Tevekkül
“Kuran-ı Kerimde “Gerçek mümin iseniz ancak Allaha tevekkülle itimat ediniz” deniyor.
Bir gün bir arabi Resulullah (s.a.v) Efendimizin huzuruna gelerek

“-Namaza geldim ya Resullah Devemi dışarıda boş salıverdim, Allah (c.c) tevekkül eyledim” diyor.
Resulullah (s.a.v) Efendimiz :
“Önce deveni bağla sonra Allaha tevekkül et” buyuruyor. Yani senin deveni bağlayışın tevekkülüne engel değilldir diyor. Geceleri yatarken kapılarımızı kilitleyişimiz de tevekkülümüze engel değildir.”
10 - Kazaya Rıza (razı olmak)
Allah (c.c) Hazretleri Kuran-ı Keriminde “Rabbinin emrine sabreyle”. buyuruyor

“Bir kimse ki iman taamın tadını tattı, Allahın kazasına razı oldu.”

11 - Allah-u Zül Celal Hazretlerinin Nimetlerine İkramlarına Şükretmek
Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki :

“Oruçsuz şükür oruçlu sabır derecesindedir”
“Gerçek şükür gizlide ve açıkta Allah (c.c) tüm orgaanlarımızla itaat etmektir. Gözlerin şükrü harama bakmamak  kulağın şükrü Allah kelamından başka bir kelam işitmemektir. Dilin şükrü yalan söylememek, gıybet etmemek, ellerin şükrü haram tutmamak, midenin şükrü haram lokma yememek, fercin şükrü zina etmemek, ayakların şükrü, Allah (c.c) haram kıldığı şeye yürümemektir.”

Bu yazı 175323 kez okundu.

 

İlgili Yazılar

Yorumlar
Yorum Yapın
Adınız Soyadınız
Email Adresiniz
Yorumunuz