Günlerden bir gün peygamber Süleyman (a.s) yaranlarına ve ashabına dediki : _ Canım öyle bir gün istiyor ki, o gün bana hiç tasa, hiç bir gam gelmesin…. Yaranlar ve vezirleri dediler ki : _ Yarından sonra gelen gün, böyle bir gün olsun dediler Ertesi gün oldu. bütün kapıları tamamen kapadılar. Süleyman (a.s) da asasını alarak köyüne gitti. Orada bir süre patırtıdan...
Rabia Hatun : Allah (c.c) Hz.’leri kendisinden sonsuz razı olsun. Rabia hatun adında erenlerden bir hatun vardı. İrfanı, ilmi ve de takvası ile dillere destan olmuştu. Rabia Hatun’un sohbetinde bulunanlar, mutlak suretle Allah yoluna dönerler ve gönüllerinden mal mülk gibi dünya sevgisini atarak Allah muhabbeti ile gönüllerini doldururlar ve de Allah dostluğuna ererlerdi....
Bir gün haber alırsın; Arkadaşlarından biri evleniyordur.. Tüm iyi niyetinle belki de sadece latife olsun diye; Seni de kaybettik dersin… Ve o an fark edersin ki Her kaybediş kötü değildir..! Anlarsın “Her şey de bir hayır vardır” diyeni Açıklığa kavuşur “Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Sizler bunu bilmezsiniz” ilahi ifadesi…. Tabi...
Bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna asılı testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış..Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve.. Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarı ...
Bir gün Hasan’ı Basri Hz.lerine bir kadın gelip şöyle bir soru yöneltti : “Ey imam, senden üç sorumun cevabını öğrenmek isterim dedi . 1 - Din temizliği nedir. 2 - Din cevheri neye denir ? 3 - Din hazinesi ne demektir ?” diye sordu : Hasan Basri Hz.leri cevaben şöyle dedi : “Bu soruların cevabını zate siz biliyorsunuz, si,z söyleyin bizde öğrenelim.”...
Bir genç hafızlığını tamamlarken her gün sabaha kadar Kur’an’ı hatmeder.Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve bitkin olarak çıkar.Durumu öğrenen hocası Kur’an’ı bu şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına alır ve: -” Evladım! Biliyorsun Kur’an ,indiği gibi okunmalıdır.Bu gece sen Kur’an’ı , karşında ben varmışım gibi oku.”der. Genç...
Bâyezîd-i Bistâmî kırk beş kere hacca gitmişti. Bir gün Arafat Tepesinde oturuyordu. Nefsi ona; “Bâyezîd! Senin bir benzerin var mıdır? Kırk beş defâ haccettin ve binlerce defâ hatmetme bahtiyarlığına eriştin.” diye fısıldadı. Bu ses onu üzdü. Derhâl toparlandı ve oradaki mahşerî kalabalığa; “Kim benim kırk beş defâ yapmış olduğum haccı bir ekmeğe...
Eski zamanlarda büyük bir hükümdar vardı. Ülkesi çok büyük, ve devleti de çok güçlü idi. Bu hükümdar bir gün hastalandı. Hastalanmasının üzerine bütün saray halkını heber yollayıp yanına çağırarak onlara vasiyyet etti, dediki : __ Ey benim vezirlerim,oğullarım, dostlarım, kullarım. İşte beni görün de, halimden ders ve ibret alın. Bu fani ve yalancı saltanata...
Firavun ile şeytan, bir gün hamam da oturuyorlardı. Kurnanın bir yanında şeytan, diğer yanında da firavun vardı. Şeytan, firavun ile eğlenmek istedi. Sihir yaptı ve hamamın suyunu dondurdu. Firavun, su almak için tası kurnaya uzattı. Ancak su buz haline gelmiş olduğundan tas buza çarptı ve su alamadı. Firavun su almak için tekrar yeltendi. Ne varki buz olduğundan tasa su doldurmağa...
Günlerden bir gün İbrahim Aleyhisselam‘ın kapısına fakir biri geldi ve de Allah rızası için bir şeyler istedi. İbrahim Aleyhisselam ona evde olan azıklardan verdi. Fakir oradan ayrıldıktan sonra İbrahim Aleyhisselam’ın yan komşusuna gittiğini gören İbrahim (a.s) kendi kendine düşünmeğe başladı . — Eğer evimin arka tarafındada bir kapım olsaydı bu fakir...