ABDÜLKADİR GEYLANİ ,, Abdulkadir Geylani Muhyiddin Ebu Muhammed b,Ebi Salih Zengin Dost büyük din bilgini vaiz mutasavvıf…1078 yılında İran’ın Gilan karyesinde doğdu. 18 yaşında tahsil için Bağdad’a gitti. El Tebrizi’den sarf ve nahiv okudu. 33 yıl süren disiplinli tahsil hayatından sonra din ilimlerinde özellikle fıkıhta merhaleler katetti, büyük bir fıkıh bilgini oldu. Müslim Ebu Debbas’tan tarikat dersleri aldı, seyir ve süluk’u öğrendi. Geniş ihatası, orta seviyeye hitab eden sadekülfetsiz samimi halis ve beliğ konuşmaları sebebiyle etrafına müslim ve gayrı müslim kalabalık cemaatler toplandı. Hıristiyan ve Musevi bir çok gayrı müslim O,nun konuşmalarını dinleyerek İslamiyete girdi. Evvela küçük bir cemaate hitap ederken, cemaat çoğalınca daha büyük bir mescid’de va’z etmeye mecbur kaldı. Halife ve vezirler de Geylani‘nın müessir va’zlarına katıldılar. Fıkha dair soruları cevaplandırırken Kur’an ve Sünnete bağlı kaldı. Bu suretle Ehli sünnet Fıkhının sağlam köşe taşlarından biri oldu. Tarikattaki mesleği ise Ehli Sünnet temeline dayalı manevi inkişaf ve ruhi disiplindir. Abdulkadir Geylani Hz.nin tasavvuf ve şeriatı meczeden va’zları korkutma değil, müjdeleme metoduna müstenittir. O’na göre insan gönlü hayı, iyilik ve müjde ile kazanılabilir. İnsanlara habire cehennemden ateşten azaptan bahsetmek yerine manevi mükafatlardan manevi ikramlardan söz etmelidir. Bir güler yüz mükellef bir ziyafetten daha tesirlidir. Böylece “Akıllı olmanın ilk yolu, insanlara sevgi ve şevkat göstermektir” hadisini fiilen tatbik etti. Bu metodla dağınık gönülleri hatta başka dinlerdeki insdanları islamiyet etrafına topladı. Bu mubarek Gavs’ın Pirler Pirinin bize kadar ulaşan çok sayıda ki eserleri içerisinde va’z ve telkinlerini bir araya getiren “El Feth”i gönülleri fetheden hakiki irşad örnekleridir. Bu kitaptaki irşadlarında Geylani Hz.leri hayır ve muhabbed yolunu seçmiş orta tahsilli cemaatin anlıyacağı bir uslubu benimsemiş bir müjde arayan insanlara cehennemin kapılarını kapayan, Cennet kapılarını ardına kadar açan bir metodla çıkmıştır. “El-Feth” aynı zamanda İslam edebiyatının en güzel örneklerinden biri olarak zamanımıza kadar gelmiştir. Abdulkadir Geylani Hz. doğru sözlülüğün tarihi örneklerindendir.. O’nun gönülleri teşhir eden bir özelliği de budur. Çok küçük yaşta ilim için çıktığı seyahat sebebi ile katıldığı kervanı basan eşkiyanın, küçük Abdulkadir‘in doğru sözlülüğü karşısında intibaha geldikleri eşkiyalığı bıraktıkları menkıbe olarak günümüze kadar anlatıla gelmiştir. kendisi fıkıhta Şafıi ve Hanbeli mezhebine mensup olduğu halde, Bağdad da bulunduğu sırada İmam-Azam Ebu Hanife’nin türbedarlığını yapmıştır. muhiddin Arabi Abdulkadir Geylani Hz. için “İnsan-ıKamil” Zamanın Kutbu” demiştir. Tasavvufta “Gavs”‘lık mertebesine yükselen Abdulkadir Geylani Hz. zahir ve batın ilimlerind yekta bir alim olarak ve arkasından günümüze kadar uzanan manevi zenginlikler bırakarak 1167 yılında Bağdad’da irtihal etti. Merkezi Bağdad’dadır. (Allah O’ndan razı olsun.)
Bu yazı 175160 kez okundu.
oncelıkle doğru yolda olup ve doğru olanları takıple,doğru olanları benımseyıp,sünnet kur,an ilkelerıyle kurmuş olduğun bu siteden dolayı teşekkur ederim. bu doğru yolu,bizlere en iyi şeklıyle yansıtan o yüce peygamberin, varislerını (şahı nakşibend k.s. seyyid abdul kadir geylani k.s. Şeyh abdulhalik gücdevanı k.s. İmam-i rabbani k.s. Şeyh mevlana halidi bağdadi k.s. Seyyid abdullah k.s. Seyyid taha k.s. Şeyh Seyyid sibğatullah el arvasi k.s. Şeyh abdurrahmanı taği k.s. Şeyh fetullah k.s. Şeyh muhammed diyauddin k.s. Şeyh ahmedel haznevi k.s. Gavsi azam şeyh seyyid abdulhakim el hüseyni k.s. Şeyh seyyıd muhammed raşid el hüseyni k.s. ŞEYH SEYYİD ABDULBAKİ EL HÜSEYNI K.S.Allah sırlarını yüceltsin buralarda zikredın onlara tabı olmadan kamil imana eremeyız… selam ve dua ile
eyvallah dogru sinsileyi takip ederek onları tanımadan resülü anlamak zordur cünkü imamu azam ebu hanefe hazretlerinin sözu son iki senem olmasaydı helak olurdum dedigini bilmeyen yoktur son 2 senesinde imam yani mürşit caferi sadıga teslim ve nefs terbiyesi görmüştür artık bundan sonra ben alimim ben hocayım diyenler bu konoları iyice tefekkür etmesi gerek selamlar inananlara olsun