<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YARADAN.COM</title>
	<atom:link href="http://www.yaradan.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yaradan.com</link>
	<description>İslamiyet Hz. Muhammed Kuran Namaz ve sorularla  islami dini bilgiler alabileceğiniz en güvenilir islam sitesi. &#124; Yaradan.com</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 14:04:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>HATİM DUASI</title>
		<link>http://www.yaradan.com/hatim-duasi.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/hatim-duasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 14:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1067</guid>
		<description><![CDATA[Evde yanlız başına hatim bitiren birisi, hatim duası bilmiyorsa ne yapmalıdır ? &#160; Hanefi alemlere göre, Kur&#8217;an&#8217;ı Kerimi hatmettikten sonra, camide ya da başka bir yerde topluca dua etmek Rasululah Efendimizin ve ashabının uygulamadığı bir bid&#8217;attır. Ancak hatim yapanın kendi çoluk çocuğunu toplayıp, evinde onlarla beraber dua yapması müstehap&#8217;tır demiştir. Çünkü Enes b. Malik&#8217;in böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evde yanlız başına hatim bitiren birisi, hatim duası bilmiyorsa ne yapmalıdır ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hanefi alemlere göre, Kur&#8217;an&#8217;ı Kerimi hatmettikten sonra, camide ya da başka bir yerde topluca dua etmek Rasululah Efendimizin ve ashabının uygulamadığı bir bid&#8217;attır. Ancak hatim yapanın kendi çoluk çocuğunu toplayıp, evinde onlarla beraber dua yapması müstehap&#8217;tır demiştir. Çünkü Enes b. Malik&#8217;in böyle yaptığı rivayeti vardır. Ayrıca Kur&#8217;an&#8217;ı Kerim hakmedildiğinde yapılan dua kabul olunur.&#8217; rivayeti de olduğuna görei bid&#8217;at olanın, dua etmek değil, topluca ve sesle dua etmek olduğu anlaşılır. Hela hatim okuyanların adlarını okuyarak yapılan dualar, bid&#8217;at üstüne bid&#8217;at demek olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/hatim-duasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSLAMİ YILBAŞI</title>
		<link>http://www.yaradan.com/islami-yilbasi.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/islami-yilbasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:57:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam Dini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Müslümanların itibar ettiği yılın başlangıcı, Rasulullah&#8217;ın ashabı ile birlikte Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye hicret ettikleri kameri Muharrem ayının birinci günüdür. Muharrem de yılın birinci ayı olmuş olur. Kameri yıl, miladi yıldan yaklaşık on gün kısa olduğu için, İslami yıl başlangıcı miladi yıla göre her sene on gün önce gelir ve yine yaklaşık otuz altı yılda, miladi yıla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müslümanların itibar ettiği yılın başlangıcı, Rasulullah&#8217;ın ashabı ile birlikte Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye hicret ettikleri kameri Muharrem ayının birinci günüdür. Muharrem de yılın birinci ayı olmuş olur. Kameri yıl, miladi yıldan yaklaşık on gün kısa olduğu için, İslami yıl başlangıcı miladi yıla göre her sene on gün önce gelir ve yine yaklaşık otuz altı yılda, miladi yıla nazaran bu yıl farkeder. Mükellefiyetlerle ilgili yaşlarda ve hükümlerde kameri yıla itibar edileceği için, mesela zekat her yıl aynı mevsimde verilmez. Mesela, Resullullah Efendimiz altmış üç yaşında vefat etti deniliyorsa, bu miladi yılla yaklaşık altmış bir yaş demektir. Ya da günümüzdeki anlayışla otuz beş yaşında olduğunu söyleyen birisi gerçekte otuz altı yaşındadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/islami-yilbasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADININ NAMAZ KILMAMASI</title>
		<link>http://www.yaradan.com/kadinin-namaz-kilmamasi.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/kadinin-namaz-kilmamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[Namaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1065</guid>
		<description><![CDATA[Fıkıhçılarımızdan Timurtaşi, kocanın, süslenmeyi ve cünüplükten yıkanmayı terkeden, evden izinsiz ayrılan, yatağına çağırdığında gelmeyen karısına azar cezasını verebileceğini, ancak namazı terkeden karısına bu cezayı veremiyeceğini, çünkü namazın cezasının, diğerlerinin aksine, kadının kendine yönelik olduğunu söyler. Ancak Kenz ve Mülteka gibi kitaplarımızda kadının namazı terketmesinden dolayı da kocanın onu ta&#8217;zir hakkı olduğu kaydedilir. Şelebi de bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fıkıhçılarımızdan Timurtaşi, kocanın, süslenmeyi ve cünüplükten yıkanmayı terkeden, evden izinsiz ayrılan, yatağına çağırdığında gelmeyen karısına azar cezasını verebileceğini, ancak namazı terkeden karısına bu cezayı veremiyeceğini, çünkü namazın cezasının, diğerlerinin aksine, kadının kendine yönelik olduğunu söyler. Ancak Kenz ve Mülteka gibi kitaplarımızda kadının namazı terketmesinden dolayı da kocanın onu ta&#8217;zir hakkı olduğu kaydedilir. Şelebi de bunu izah ederken,: &#8216;Çünkü cünüplükten ve hayızlıktan yıkanmamak da namazı terketmek gibidir.&#8217; der. Halebi ve şerhlerinde ise, namazını kılmayan kadının boşanabileceği söylenir. Ancak konuya açıklık getirilmez. Haskafi de erkeğin, namazı terk eden karısını dövebileceğini söyler. Ancak hemen arkasından da kocanın facir karısını boşama zorunluluğu olmadığını zigreder. İbn Abidin ise, kadının facir olmasına zina ve benzeri şeyleri yapması diye açıklar ve ancak Allah&#8217;ı hududuna riayet edemiyeceklerinden korkarsa o taktirde boşamalıdır der.Bütün bunlardan sonra konuyu şöylece özetliyebiliriz :</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kadının namaz kılmaması, namazın gereğine inanmamaktan ileri geliyorsa, onun eğitim ve öğretime ihtiyacı var demektir. Koca sabırla ve en güzel davranış biçimi ile ona önce imamı, sonra namazın gereğini ve dinin ana direği olduğunu öğretmeli ve onu önce buna inandırmalıdır.İnandığı halde ihmalkarlık ediyor kılmıyorsa önce mükafatlandırma ve hediye alma gibi güzel yolları denemeli ve sonra yemediğini yememe, yatağına yatmama, ölçüyü kaçırmadan sözle azarlama gibi cezalara başvurmalıdır. Bunlardan en elverişli olan yolu bıkmadan, usanmadan ısrarla sürdürmelidir. Böyle bir kararlılık döneminden sonra akıl tam ve vicdanı bütün bir kadının namaz kılmayacağı düşünülemez. Ama bu konuda önce erkek kendine düşeni yapmazsa herhalde kadından da birşey istemeye hakkı olmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/kadinin-namaz-kilmamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MASLAHAT</title>
		<link>http://www.yaradan.com/maslahat.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/maslahat.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:29:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1064</guid>
		<description><![CDATA[Burada maslahattan maksad şartlara, duruma ve ortama uygun olan iş, insanların yararına ve çıkarına olan davranış, hayra ve salaha vesile olan eylemdir, zıddı mefsedet ve mazarrattır.Bu manada maslahat hikmet ve menfaat manasına gelir. İslam dini bir maslahat dinidir. Gerçek dünyevi gerekse uhrevi maslahatları azami derecede gerçekleştirmek ve mefsedetleri askeri halde indirmek için vaz olunmuştur. &#8216;Celb-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burada maslahattan maksad şartlara, duruma ve ortama uygun olan iş, insanların yararına ve çıkarına olan davranış, hayra ve salaha vesile olan eylemdir, zıddı mefsedet ve mazarrattır.Bu manada maslahat hikmet ve menfaat manasına gelir. İslam dini bir maslahat dinidir. Gerçek dünyevi gerekse uhrevi maslahatları azami derecede gerçekleştirmek ve mefsedetleri askeri halde indirmek için vaz olunmuştur. &#8216;Celb-i menfaat ve def-i mefsedet&#8217; bütün emir va yasakların esasını teşkil eder. Alemde hayrın şerle, salahın fesadla, menfatın mazaratla, güzelliğin çirkinlikle, iyiliğin kötülükle, faziletin rezilikle yanyana bulunması hikmetin icabı olduğundan maslahat ve mefsedetlerin çeşitli dereceleri ve şekilleri vardır. .Bu bakımdan bir iş ve eylem ya halis maslahat, ya halis mefsedet olur veya maslahat da mefsedet de bulunur ama maslahat tarafı ağır basar veya mefsedet tarafı ağır basar veya maslahat mefsedete denk olur . Bu durumda islamın ilk hedefi : Tüm maslahatları gerçekleştirip bütün mefsedetleri yok etmektir.&#8217; Fakat bu umumiyetle mümkün olmaz. O zaman İslam&#8217;ın ikinci hedefi, Maslahatları azami miktarda tahsil edip mefsedetleri asgari hadde indirmektir. Ama bazı hallerde bu da mümkün olmaz. O zaman İslam&#8217;ın üçüncü hedefi, &#8216;Öncelikle mefsedeti ortadan kaldırmaktır.&#8217; &#8216;Def&#8217;i mefsedet celbi maslahattan evladır&#8217; sözünün manası budur. Kısaca mefsedet ve zararları tümden yok etmek&#8217; bu mümkün olmadığı zaman &#8216; en aza indirmek: bütün maslahatları ve faydaları tahsil etmek, bu mümkün olmadığı zaman &#8216;en fazlasını tahsil etmek&#8217;  zarar faydaya eşit olunca zarara yönelik vermek İslam&#8217;ın şaşmaz gayesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/maslahat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSLAM&#8217;DA AİLE HAYATI VE NESLİ MUHAFAZA</title>
		<link>http://www.yaradan.com/islamda-aile-hayati-ve-nesli-muhafaza.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/islamda-aile-hayati-ve-nesli-muhafaza.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 12:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamiyet ve Aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[İslamda önem ve özenle korunması istenen beş esastan biri de neslin ve aile hayatının korunmasıdır. Toplum hayatının en küçük birimi ve temel taşı ailedir. Canlılarda hücre neyse cemiyet için aile odur. Bir toplum sağlıklı ve sağlam yapılı ailelerden teşekkül ettiği taktirde sağlıklı ve sağlam olacağından dış tesirlere karşı güçlü olur. Bozulmadan varlığını sürdürür. Dini, milli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslamda önem ve özenle korunması istenen beş esastan biri de neslin ve aile hayatının korunmasıdır. Toplum hayatının en küçük birimi ve temel taşı ailedir. Canlılarda hücre neyse cemiyet için aile odur. Bir toplum sağlıklı ve sağlam yapılı ailelerden teşekkül ettiği taktirde sağlıklı ve sağlam olacağından dış tesirlere karşı güçlü olur. Bozulmadan varlığını sürdürür. Dini, milli ve sosyal hasletlerin korunması geniş ölçüde ailenin ve neslin korunmasına bağlıdır. Aile hayatı ve neslin korunması dini hayat bakımından da büyük önem taşıdığından İslam aile hayatının korunmasına ve yeni neslin iyi yetiştirilmesine büyük önem vermiştir. Bu sebeple Yüce Allah &#8216; Ey iman edenler kendinizi, ailenizi, çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun.&#8217; buyurmuş, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de yeryüzünde hakim duruma geçtiklerinde İslam düşmanlarının fesat çıkardıkları ekini ve nesli, yani islam ekonomisini ve aile hayatını mahvetmeye çalıştıkları belirtilmiş, müslümanlar bunlar karşısında uyanık olmaya davet edilmişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/islamda-aile-hayati-ve-nesli-muhafaza.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dövme Günah Mıdır ?</title>
		<link>http://www.yaradan.com/dovme-gunah-midir.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/dovme-gunah-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 12:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tdomf_72b2f</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorularla İslamiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=845</guid>
		<description><![CDATA[SORU : sevgili hocam size bır mahzuratım var ben dövme yaptırdım sizce günah mıdır? vercegınız cvp icin tesekür ederim&#8230; &#160; CEVAP : İslam dinine göre vücüda çeşitli şekillerde dövme vesaire kazdırmak veya yaptırmak suretiyle vücudun doğal görünümünü değiştirmek hoş karşılanmaz; çirkin görülmüştür. Hz. Peygamber, dövmeyi yapmayı ve yaptırmayı kerih (çirkin) görmüş, böylece dövme yaptırmaktan uzak durmayı önermiştir.itibarla dövme yaptırmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SORU : sevgili hocam size bır mahzuratım var ben dövme yaptırdım sizce günah mıdır?<br />
vercegınız cvp icin tesekür ederim&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CEVAP : İslam dinine göre vücüda çeşitli şekillerde dövme vesaire kazdırmak veya yaptırmak suretiyle vücudun doğal görünümünü değiştirmek hoş karşılanmaz; çirkin görülmüştür. Hz. Peygamber, dövmeyi yapmayı ve yaptırmayı kerih (çirkin) görmüş, böylece dövme yaptırmaktan uzak durmayı önermiştir.itibarla dövme yaptırmak günahtır. Bununla birlikte vücüda yaptırılmış olan dövmenin gusül abdestine bir engeli olmadığı gibi namaz kılmaya veya namazın sihhatine de bir engeli yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/dovme-gunah-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZEKAT</title>
		<link>http://www.yaradan.com/zekat-2.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/zekat-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 15:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbadetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1056</guid>
		<description><![CDATA[Zekat temizlik demektir. Kazanılan ve sahip olunan malın belli bir miktarının yoksullara verilmek ve sosyal hizmetlerde kullanılmak üzere elden çıkarmak insanı maddeten ve manen temizlediği, cismani ve nefsani kirlerden arındırdığı için zekata bu isim verilmiştir. Kur&#8217;an&#8217;da : &#8216; Mallarından, onları temizleyecek ve arındıracak zekatı al.&#8217; buyurulmuştur. Demek ki zekat veren kimse, mali bedeni ve ruhi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zekat temizlik demektir. Kazanılan ve sahip olunan malın belli bir miktarının yoksullara verilmek ve sosyal hizmetlerde kullanılmak üzere elden çıkarmak insanı maddeten ve manen temizlediği, cismani ve nefsani kirlerden arındırdığı için zekata bu isim verilmiştir. Kur&#8217;an&#8217;da : &#8216; Mallarından, onları temizleyecek ve arındıracak zekatı al.&#8217; buyurulmuştur. Demek ki zekat veren kimse, mali bedeni ve ruhi yönünden temizlenip arınmaktadır. Diğer taraftan &#8216;Size ayetlerimizi okuyan, hikmeti belleten ve sizi tezkiye eden bir Resul göndermiş bulunmaktayız.&#8217; buyurulmuştur. Peygamber gönderilmesinden, Kur&#8217;an indirilmesinden ve dinin tesis edilmesinden asıl esas maksat hikmetin talimi ve insanların tezkiyesi, yani maddi ve manevi kirlerden arındırılmasıdır. Kur&#8217;an&#8217;da zekatın namazla ve hemen ondan sonra zikredilmesi, kalb tasfiyesi ve ruh tezkiyesi bakımından taşıdığı ehemmiyeti gösterir. Mal, canın yongası olduğundan namazla canını temizlemeyen, zekatla malını arındırmayan ruhunu temizlemiş olamaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hz.Peygamber &#8216;Ben sizin fakir olmanızdan o kadar çok kaygı duymuyorum.Daha çok sizden evvelkiler gibi eliniz genişler de onlar gibi siz de rekabete girer ve tıpkı onlar gibi mahv olursunuz diye kaygılanıyorum.Dünya tatlıdır, cazibdir.&#8217; buyurmuşlardır. Şüphe yok ki mal, madde, menfaat ve servet yani dünyalık şeyler gayet cazib ve çok tatlıdır. Bir mıknatıs gibi insanı kendine çekip yapıştırır.Yani insan paraya tutkun ve düşkündür, onun için de ekseriya Allah&#8217;a değil, paraya kul olur. Maddenin aşağıya çekip kendine yapıştırdığı bir insan yukarıya çıkamaz, meleküt alemine yükselemez. Malın kirlettiği ruh, kararttığı kalb ve körettiği zihin manevi ve ahlaki gerçekleri göremez: İnsani hasletleri idrak edemez.İlahi sırları ve hikmetleri kavrayamaz. Maddeleşmiş olduğundan maddi olandan başkasına akıl erdiremez. Bunun için bir zihin temizliği, ruh arındırması ve kalb tasfiyesi muamelesine tabi tutulması lazım gelmektedir. Her hastalık kendi cinsinden bir şeyler tedavi edilir.Bu sebep ile bulunan malın belli bir kısmının yoksullara verilmesi ve amme hizmetlerinde harcanması emredilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/zekat-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HÜKMİ TEMİZLİK</title>
		<link>http://www.yaradan.com/hukmi-tamizlik.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/hukmi-tamizlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 15:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbadetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1055</guid>
		<description><![CDATA[Namazdan evvel abdest almak , cünüplükten sonra gusül denilen boy abdesti almak hükmen temizliktir. Abdestsiz veya cünüp kişi maddeten temizdir, ama hükmen kirlidir.Onun için bu haliyle Allah&#8217;ın huzuruna çıkamaz, namaz kılamaz. İlahi huzura kabul edilmesi için sembolik bir temizlik yapmak zorundadır. Bu da cünüpse boy abdesti, değilse abdest almasından ibarettir. Hükmi temizlik su ile, su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Namazdan evvel abdest almak , cünüplükten sonra gusül denilen boy abdesti almak hükmen temizliktir. Abdestsiz veya cünüp kişi maddeten temizdir, ama hükmen kirlidir.Onun için bu haliyle Allah&#8217;ın huzuruna çıkamaz, namaz kılamaz. İlahi huzura kabul edilmesi için sembolik bir temizlik yapmak zorundadır. Bu da cünüpse boy abdesti, değilse abdest almasından ibarettir. Hükmi temizlik su ile, su bulmanın zor olması halinde de toprakla yapılır. Ebu Hureyye anlatıyor:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-Cenabet iken Resulullah elimden tutmuş ve bir müddet birlikte yürümüştük. Oturunca, yanından sıvıştım yıkandıktan sonra tekrar yanına gelince:</p>
<p>-Nerede idin, diye sordu.Necis idim, onun için gittim, diye durumu anlatınca, hayret etti ve</p>
<p>-Subhanellah mü&#8217;min kat&#8217;iyen nacis olmaz, dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Demek ki cünüp kişi, adet gören kadın hakikate pis ve kirli değillerdir. Onların kirli sayılmaları hükmendir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Namazdan evvel gusül yapan veya abdest alan bir kimse, sadece hükmen temizlenmiş olmaz, bedenen de temizlenmiş olur. Guslün ve abdestin ilk ve esas maksadı hükmi ve manevi temizlik olmakla beraber, maddi ve bedeni temizlik de bu vesile ile sağlanmış olur. Abdestte umumiyetle açıkta kalan ve örtülmeyen el, kol, yüz, ağız, burun ve ayaklar; gusülde bütün beden yıkanarak aynı zamanda maddi ve hakiki bir temizlik de yapılmış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/hukmi-tamizlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZAMANLAMA</title>
		<link>http://www.yaradan.com/zamanlama.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/zamanlama.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 14:52:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbadetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Günde beş vakit namaz için beş defa ezan okunur. Kur&#8217;an&#8217;da &#8216;Şüphe yok ki, namaz belli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.&#8217; buyurulmuştur. Bir günün beşe bölünüp bu vakitlerin belli aralıklarla ilan edilmesi insanı dakik ve dikkatli olmaya zorlayan güzel bir zaman ayarlamasıdır.Bu sayede saatin bulunmadığı veya yaygın olmadığı çağlarda insanlar zamanlarını ayarlayarak çalışmalarını ona göre tanzim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günde beş vakit namaz için beş defa ezan okunur. Kur&#8217;an&#8217;da &#8216;Şüphe yok ki, namaz belli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.&#8217; buyurulmuştur. Bir günün beşe bölünüp bu vakitlerin belli aralıklarla ilan edilmesi insanı dakik ve dikkatli olmaya zorlayan güzel bir zaman ayarlamasıdır.Bu sayede saatin bulunmadığı veya yaygın olmadığı çağlarda insanlar zamanlarını ayarlayarak çalışmalarını ona göre tanzim etmişlerdir. Bir müslümanın günlük, haftalık, aylık, yıllık ve ömürlük olmak üzere beş türlü zamanlaması vardır. Namaz ona günlük, cuma haftalık, oruç aylık, zekat yıllık  hac da ömürlük zaman planlamasını öğretir. Bu suretle insan dikkatli ve disiplinli bir çalışma hayatına girer.İslam dininde tembelliğin ve adaletin menedilip çalışma ve iş görüşmenin kudsi bir görev ve adete bir ibadet sayıldığı dikkate alınacak olursa, bu anlayışa sahip olan bir cemaaetin ilerlemesi ve yükselmesi işten değildir. Max Weber Avrupa&#8217;daki ilerlemenin, Calvenizmin ve Pürütanizmin iş ve meslek ahlakı sahasına getirip yerleştiği disiplinli çalışmanın eseri olduğunu ileri sürmüştür.Eğer dakik bir zamanlama ile disiplinli ve düzenli çalışma ilerleme ve yükselme sebebi ise bunun en güzel örneği İslamda vardır.Vakit nakittir, hatta vakit nakiti satın alır ama nakit vakiti satın alamaz anlayışı İslam cemiyetinde mevcuttur.İnsan ömrü çok değerli bir şeydir.Bu adetlerin en büyük faydalarından biri zamanı tanzip edip vaktin ehemmiyetini hatırlamasıdır.Şafaktan yatsıya kadar belli zamanları kollayan ve bu zamanlardaki işleri görmeye hazırlanan bir kimse şüphesiz ki pısırık ve uyuşuk değil, faal ve cevval olacaktır. Asr suresinde zamana yemin edilmesi bu bakımdan son derece manidardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/zamanlama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSLAMDA HALK</title>
		<link>http://www.yaradan.com/islamda-halk.html</link>
		<comments>http://www.yaradan.com/islamda-halk.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 14:31:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>onnline</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam Dini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yaradan.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[1- İdare önünde eşittir. İdareciler bütün halka eşit muamele etmek zorundadırlar. 2- Kanun ve hakim önünde eşittir. 3- Kaynaklardan ve fırsatlardan yararlanmada eşittir. 4- Bütün fertler ülkenin maddi ve manevi imkanlarından ve nimetlerinden faydalanma hususunda eşit şansa sahiptir. &#160; Eşitliği emreden İslam, imtiyazları kaldırmıştı. Hz. Peygamber Mekke Fathinde okuduğu hutbede cahiliye döneminden kalan bütün ayrıcılıkların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- İdare önünde eşittir. İdareciler bütün halka eşit muamele etmek zorundadırlar.</p>
<p>2- Kanun ve hakim önünde eşittir.</p>
<p>3- Kaynaklardan ve fırsatlardan yararlanmada eşittir.</p>
<p>4- Bütün fertler ülkenin maddi ve manevi imkanlarından ve nimetlerinden faydalanma hususunda eşit şansa sahiptir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eşitliği emreden İslam, imtiyazları kaldırmıştı. Hz. Peygamber Mekke Fathinde okuduğu hutbede cahiliye döneminden kalan bütün ayrıcılıkların kaldırıldığını açıkca ilan etmişti. İslamda kişi, zümre, sınıf imtiyazı ve hakimiyeti yoktur.</p>
<p>a- Mahzum kabilesinden bir kadın hırsızlık yapmış, affı için gelen Usame&#8217;ye Hz.peygamber &#8216;Toplumlar bu tür cezalar uygulanmadığı zaman mahvolurlar, bu hırsızlığı kızım Fatma yapsaydı onu da cezalandırırdım.&#8217; buyurdu.</p>
<p>b- Gassan kabilesi şefi Cebele b.Eylem Kabeyi tavaf ederken, eteğine basan adamın burnunu kırmış, şikayet üzerine Hz. Ömer kısas yapmaya karar vermiş, fakat cebele Bizans&#8217;a İltica ederek kısastan kurtulmuştu. Aynı şekilde Hz.Ömer,Mısır&#8217;da dövüldüğünü iddia eden bir Kıpti&#8217;nin şikayeti üzerine QAmr b.As&#8217;ı ve oğlunu Medine&#8217;ye çağırmış, suçun sabit görülmesi üzerine Kıptiye bir değnek vererek Vali Amr&#8217;ın oğlunu dövdürmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Adalet İslamın en fazla önem verdiği bir esastır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her şeyi yerli yerine koymak ve herkese hakkını vermektir. Bunun zıddı zulümdür. İslamda adalet emredilmiş zulüm haram kılınmıştır. &#8216;Allah adaleti emreder.İslamda zulmetmek de, zulme uğramak da medenilmiştir. Bir insan zalim olmamalıdır ama elinde imkan bulunduğu nismetle mazlum durumuna da düşmemelidir. Nitekim Veda hutbesinde bu hususa işaret edilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Adalet hem icra, hem yargı organlarının uyması gereken bir esastır. Bunun için halife olacak kişilerde aranan vasıfların başında adalet gelir.Kanunlar adil olarak konmalı, adil olarak uygulanmalıdır. Bu kanunlara uymayanlar da adil olarak yargılanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yaradan.com/islamda-halk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

