HACC
HACC

Hac lügat bakımından “Gayret” manasındadır. “Ziyaret” manasında tercemesi adet haline gelmiştir. Her Müslüman Hacı olmak için mali durumu iyi olması şartıyla, ömründe bir defa Mekkeye  gidip orada ki kutsal, mubarek yerleri ziyaret etmesi farzdır. Bu ziyaretin başında Kabe (Beytullah – Allah’ın evi) gelir. Kur’anın bildirdiğine göre Kabe, yeryüzünde Allah adına inşa edilen ilk abidedir. Hz. Adem tarafından yapılan bu ilahi yapı, Hz. İbrahim tarafından ikinci defa  bina edilmiştir. Hac için giden mü’min Mekke hududunda elbise değiştirir ve Mekkede bulunduğu müddetçe ruhan yükselmek için gayret sarfeder.
Mekke dışında Arafat da Cennet‘den çıkarıldıktan sonra Hz. Adem ile Hz. Havva‘nın buluştukları bu mukaddes yerde, geçmiş günahların affı için dua ve Allah’ın lütfuna şükredilir. Mina‘da Hz. İbrahim‘e tebelleş olan şeytan, İsmail‘i Allah‘a adamaktan vaz geçmesi için uğraştığı sırada İbrahim (a.s) tarafından taşlandığı gibi sembolik olarak taşlanır. Kabe‘nin karşısında ki Safa-Merve tepeleri arasında Hz. Hacer‘in oğlu İsmail‘e su aramak için anne muhabbeti ile nasıl koşuştuğu tekrar edilir ve Zemzem‘i veren Allah‘ın lutfu hatırlanır. Hacc‘ın en  göze çarpan tarafı sosyal cephesidir. Müslümanların dünya çapındaki kardeşliği Hac da açık bir şekilde görülür. Mü’minler, ırk dil ve sınıf farkı gözetmeden bir kardeşlik ruhu içinde, birbirleriyle kaynaşırlar. Hac aynı zamanda dünya Müslümanlarının katıldığı ve uygulanmak istenen projelerin görüşüldüğün, müşavere edildiği en büyük İslam kongresidir. Büyün bunlar Allah rızası için ve ibadet maksadı ile yapılır. Hac Diyanet tarafından organize edilmektedir. Hac Kuralları olarak yeni bir yazı ile bu konuya dahada detaylı olarak değineceğiz.

Bu yazı 173173 kez okundu.

 

İlgili Yazılar

Yorumlar
Yorum Yapın
Adınız Soyadınız
Email Adresiniz
Yorumunuz