Hz. Abdulkadir Geylani orta boylu zayıf bünyeli, geniş göğüslü uzun ve siyah sakallı çatık kaşlı hafif sesli bazı zamanda gür sesli, ilimde vefakarlıkta emsali bulunmayan bir veli idi… Çok büyük alim Ebul-Hasen Ali el-mukri, şeyhimiz Abdülkadir Geylaninin hakkında kesin haberleri ve bilgileri ortaya çıkaran BEHCE adlı olan eserinde, İbni Kudame’den naklen denir : 561 yılında bağdat’a girdiğimizde, Abdülkadir’i ilminin zirvesinde gördük. Abdülkadir Geylani Hz.’leri bildiğini uyguluyor sorulan çetin sualleridoyurucu bir dilde ve tarzda cevaplandırıyor. Yanında bulunan çeşitli ihtiras sahiblerine karşı inanılmaz sabır ve de metanet gösteriyordu… Nerde güzel vasıflar ve huylar varsa Allah-u Teala hepsini sanki onda toplamıştı. Ve devam ediyordu Ondan sonra onun gibisiyle hiç karşılaşmadım. Diğeri de şöyle anlatıyordu : __ Abdülkadir Geylani Hz.’leri çok sükut eder gayet az konuşurdu. Konuştuğu vakitte son derece ilginç olan hatıralarını güzel bir dille anlatırdı. Kapısını çalan herkesi fakir olsun zengin olsun ayırt etmez ve geri çevirmezdi. .. Cuma hariçinde hiç bir gün evinden çıkmazdı. Cuma günleri de tekkesine gider yahut da Cami’ye çıkarlardı. Bağdat’ta ekserisi günahkar olan halkı yanına gelip tevbe ettiler. Allah’ın izni ile onları ıslah etti. Bir çok Hristiyan yahudileri müslüman etti. Minber ve kürside hiç korku duymadan hakkı haykırır zalimleri ve de onlara yataklık edenleri acı bir dille kınarlardı. Abdülkadir Geylani Hz.’leri kadar kerametleri dillerer destan olmuş onun kadar saygı gören hiç kimse göremedik. İslam tarihindede şu şekilde yazar: Abdülkadir Geylani Hz.’leri bir çok kerametler göstermiştir ve de manevi alanda yüksek makamlara çıkmıştır. Devrinin imamı asrının kutbu ve o zamanlar da, yetişen şeyhlerin şeyhi idi. Onda bulunan bu yüce vasfı hiç itirazsız herkez tarafından kabul edilmiştir. Bu mübarek insan aynı zamanda fakirlerin, fakihlerin şeyhi idi. Abdülkadir Geylani Hz.’lerinin biyografisini anlatan sahifenin son bölümünde şu şekilde yazıyor: O gerek amelde gerekse ilim de bir otorite idi. Sözün kısası kerametleri çoktur ve günümüze kadar intikal etmiştir. Ondan sonra gelmiş olanlardan hiç biri onun yerini alamamıştır. (ÜSTEKİ KONU DEVAM EDECEKTİR…)
Bu yazı 38942 kez okundu.