“Allaha, Allahın Meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, âhiret gününe, öldükten sonra tekrar dirilmeye, Cennet ve cehenneme, sevap ve ıkaba, kaza ve kadere ayrı ayrı iman etmektir. ” Yukarıdaki Hadisi şerifte görüldüğü veçhile, Peygamber Efendimiz de imanı böyle tarif etmiştir. Devamını Oku →
Birinci mertebe, tafsil ile şer’i iman, “Allaha, Muhammed aleyhisselâm Allahın Resulü olduğuna ve âhirct gününe kesin olarak inanmaktır. Tafsili imanın birinci mertebesi işte budur. Evvelce anlattığımız icmale nazaran, bu daha açık ve daha geniştir. Çünkü bunda ayrıca âhirete iman da vardır. Devamını Oku →
İmanın en mücmeli ve en kısası: “Allahı ve ondan geleni tasdik etmektir.” Bu da “Lâ ilahe illallah Muhammedür resûlullâh Allahtan başka Tanrı yoktur. Muhammed (Sal-lallahüaleyhi vesellem) Allahın Peygamberidir, Kelimei tevhidi ile ifade olunur. Binaenaleyh icmali iman: “Peygamberimizin tebliğ buyurduğu şeylerin hepsine birden inanmaktır. Şer’i ve dînî bir düşünüşle...
İmanın şer’i ve dinî mânası; yukarda yazdığımız hadisten de anlaşılacağı veçhile; Allaha, ve Hazreti Muhammet (S. M.) in Allah tarafından haber verdiği kesin olarak belli olan şeylerin doğru olduğuna tereddüdsüz inanmak, bunların hak ve doğru olduğunu içinden tasdik ve itiraf etmektir. Şöyle de denilebilir: İman; Allah tarafından tebliğ eylediği kesin olarak belli...
İmanın lügat ve lisani mânası mutlak tasdiktir. Yani bir şeye tereddütsüz ve kesin olarak içten ve yürekten inanmak, haber verilen bir şeyi, bir hükmü tasdik etmek, onun doğru olduğunu kabul edip haber verenin doğru söylediğine inanmaktır. Devamını Oku →
Peygamberimiz Hz. Muhammed (S. M.) Efendimiz imanın ne demek olduğunu sorana şöyle cevap vermiştir: “İman; Allahtan başka Tanrı (tapınacak Mabud) olmadığına, Muhammed (S. M.) Allahın kulu ve resûlü olduğuna, Allahın meleklerine, kitaplarına. Paygamberlerine, âhiret gününe, kadere (hayır ve şer her şev Allahın takdiri ve yaratmasiyle olduğuna) inanmaktır. Buhari ve müslim. Devamını Oku →
Her şeyi yaratan ve hepsinin rızkını veren yanlız Allah taala olduğu gibi, onları yok edip öldüren de odur. Diriltmek ve öldürmek onun işidir, onun takdiri ve yaratmasıyladır. Canlı olan her mahlükun, Allah yanında belli ve takdir olunmuş bir eceli vardır. Ecel demek; hayatın sonu, yani ölüm için muayyen ve mukadder olan vakit demektir. Her ne suretle olursa olsun, ecel denilen...
İmanın beşinci temeli, ahiret gününe inanmaktır. Ahiret gününe inanmak, İslam dininin itikat esaslarındandır. Ahiret gününe iman Allaha iman demektir. Çünkü, inayeti ilahiyyeyi tekmil için Basübadel-mevt öldükten sonra tekrar dirilmeye lüzum vardır. Ahirete inanmayan Allaha ve Peygambere de inanmamış olur. Ahiret günü demek, nefhai üladan nefhai saniyeye ve ondan ehli Cennetin...
Allahu Teala’nın melek, cin ve şeytan denilen bir takım varlıkları daha vardır ki, bunların yapısı bizim gibi keşif ve maddi olmayıp latif ve manevidir. Allah Teala kainatta olup biten her şeyi, bizzat ve doğrudan yapmaya muktedir olduğu halde bir vasıta ve vesile ile yapar. Umumiyetle melekler hayırlı, şeytanlar şerli işlere vasıta olurlar. Her şeyi bir sebebe ve vasıtaya...
Peygamber göndermedeki hikmet, peygamberlere kitap indirmeden tamamlanmaz. Kitap, Peygamberlere vahy olunanın toplanıp bir araya getirilmesinden ibarettir. Hak Teala ilk insan Hz. Adem’den beri Peygamberlerine kavimlerinin ihtiyacına göre sahifeler ve kitaplar indirmiş, ortaya çıkan yeni durum ve şartlara göre ameli hükümlerde değişiklik yapmıştır. Son Peygamber Hz Muhammed en...