Cide Kızıldeniz ticaretlerinin merkezidir. Hz. Osman zamanında kurulmuştur. Sayısız hacı’nın uğrağıdır. Cevresinde çıplak tepeler görülür. Limanı geniş ve de derindir. Ancak giriş kısmı mercan kayaları ile çevrilidir. Avrupa ve Afrika ile geniş ölçüde ticaretleri vardır. MEDİNE Eski adı Yesrib’dir. Hicret’ten sonra Nebi Şehri (Medinetün Nebi) ismi...
İçinde Kabe’nin bulunması dolayısı ile Mekke İslamiyett’ten çok öncelerden gelişmiş bir ticaret edilen şehir idi. Doğu kısmında Kubeys dağı bulunan ve Kızıl Denize doğru meyilli, kuzeyden güneye uzanan bir vadide kurulmuşur. Cidde’ye 100 kilometre mesafesi vardır. Havası yazları çok sıcak ve kuru kışın ise yumuşaktır. Hava sıcaklığı Ağustos aylarında...
ilk önce “Onun benzeri yoktur ona benzeyen hiç bir şey yoktur. O, herşeyi duyan ve görendir” Ayett’ini ele alalım : Bu ayet’in birinci kısmı mutlak bir tenzihtir. İkinçi bölümü de teşbih fikridir. İkinci bir kanıt “Ön ve de son, aşikar yada gizli olan odur”ayetidir. Yüce Allah (c.c) Hz.’lerinin birliğini ve azametini bu ayetteki gibi güzellik...
Hz. İsa özel bir şeriat getirmediği gibi, bir topluluk, toplumda kuramamıştı. Yalnız Musa dininin temiz, saf şeklini tavsiye etmşti. Halbuki musevilerin bu gelen yeni dine düşmanlıkaları çok büyük çok derin olmuştur ki, inanılmaz bir nefret doğmuştur. Böylecede Ari milletlere giren şey, din adına bir düşünce düzeni değil yüksek ancak karanlık bir kaç fikirlerden ibaretti....
Birinci mezhep bakımından yahudilik tenzih fikrini kesin bir teşbih ile ifade eder. Bu ödüllendirme ve de cezalandırma zevk ve elem günah ve fazilet hepsi maddi şeylerden ibaretti. Musevi Allah (c.c) Hz.’lerinin emirlerine boyun eğerse yoksul olmaz fakirliğe düşmez ve hasta olmaz, uzun ömürlü olurdu. Şayet boyun eğmezse başına çeşitli binbir türlü musibetler gelir. Bu acıdır...
İleri insanoğlunun vicdanına rehber olan üç büyük dinin elçileri sırasıyla bunlardır. Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed (S.A.V) dir. Bunlardan Hz. Musa’nın hayatı tüm ana hatları ile de olsa bilinmemektedir. Hz. İsa ise, çok daha geç geldiği halde hakkında hemen, hemen hiç bir bilgi yoktur. Hz. Muhammed’in hayatı ise saati saatine ve günü gününe belirlenlenip saptanmıştır....
Hz.Salih Semut kavmindendir. Ümmeti azıttığından onları doğru yola çağırma görevi verildi. Ancak onlar isyan yolunu tuttuklarından bir çoğu da ilahi gazaba uğradılar. Hz. salih mekke’ye bir söylentiye görede Kudüs’e çekildi ve orada da vefat etti. Araf suresinde Hz.Salih’ten söz ediliyor. Biz Semut kavmine kardeşleri Salih’i yolladık. Onlara dediki : Ey...
Bazı tefsircilere göre Hz. Hud sekizinci göbekte Hz. Nuh’a varmaktadır. Yemen taraflarındaki, Arab-ı aribedendir ve Ad kavmindendir. Doğru yoldan çıkmış olan kavmini doğru yola çağırmışsa da onlar imana gelmeyip isyanda ayak diretmişlerdir. Bunun üzerine Cenab-ı Hak kendilerini öldürüp zehirlerini harap edeceği sırada Hud Allah (c.c) Hz. lerinin emri ile, inananları...
Araplar komşu milletlerle ticarette bulunurlar ve kültür ilişkilerinde bulunurlardı. Bu sayede dünyanın başka yerlerinde henüz din fikirleri doğmadığı zamanlarda Arapların diğer duyguları gibi şiddetli ve tutucu idiler. Çok eski zamanlarda Araplar içinde bazı Peygamberler ortaya çıkmıştı. Bunlar gönderdikleri halkı doğru yola çağırmışlarsa da ümmetleri onları dinlememiştir....
İslamiyetin doğurduğu önemli neticelerden birisi de kadınların yaşantısında meydana gelmiş olan değişiklikler. Kadın İslamdan önce miras hakkından mahrumdu. Kız çocuklarını diri diri gömerlerdi. Eş sayısında sınırlama yoktu. İslam dini, kadın haklarının temelini atmış, eş sayısını da sınırlamıştır Özellikle vurgulanmıştır “Cennet annelerin ayağı...