Beğavi tevsirin de İbni Abbas (r.a) dan anlatıldığına göre bir insanoğlunun iki nefesi vardır, birine can denir bu ölüm anında gider ve yaşanılan hayat son bulur. Diğerine de temiz nefes denir. Bu nefes de uyku halinde iken gider, ancak hayat nefesi ile teneffüs eder. Diğer bazılarına göre, insanın bir nefes bir de ruhu vardır. Uyuduğu vakit her ikisi de gider. Hz.Ali’den rivayet edildiğine göre insanoğlu uyuduğu vakitte de ruh gidermiş fakat belliği yerinde kalır, bunun için rüya görür ve uyandığı vakitte ruh bedene geri döner. Ebul-Leys tefsirinde anlattığına göre, Resulullah (s.a.v) Efendimiz : İnsanoğlu uyuduğu vakit ruhu hareketsiz kalır.. İnsan yere düşer, bunun yanında ruhun şua’ı göklere çekilir diye buyurmuşlardır. Bunlara benzer birçok rivayetler vardır, doğrusunu sadece ALLAH bilir. Allah (c.c) Hz. leri “her nefis ölümü tadacaktır” demişlerdir. İmami Gazali : Ölümün hakikatinde ihtilaf edilmiştir. Bazılarına göre, “Ölen biri artık yok olmuştur. Ona haşr neşir diye birşey yoktur.” demişlerdir ki, bunu diyen ve düşünenler Allah’a inanmayan kafirlerdir. Bazılarına göre de “Ölenler tamamen yok olmuşlardır. Artık hiç bir şekilde dirilip haşir yerine gelinceye kadar mezarda onlara azab yoktur” derler. İşte bu da zayıf bir görüştür. Diğer bazı kısımlar da, “Ruh ölmez, mükafat ve cezalandırmalarbedene değil ruhadır. Beden bir daha geri dönmez” derler ki, bu da boş temelsiz yanlış şeylerdir ki, küfüre girer. Doğru gerçek olan şudur ki, ölüm demek, ruhun bedenden ayrılması demektir. Beden ölür ancak ruh ölmez, mahşer günü gelene kadar mükafat yada cezayı görür. Mahşerde meydana gelecek aynı cesede girer ve de hesabını verir. Bunlar kesin hükümlerdir. hayatı bilemiyen ölümü zaten bilemez. Yaşamı bilmek, ruhu da bilmekledir. Halbuki Allah (c.c) Hz. leri Resulullah (s.a.v) Efendimize ruh hakkında konuşma yetkisi vermemiş ve soranlara da : “De ki ruh Rabbimin emrindedir” buyurmuştur. Bu nedenle din alimleri de ruhdan bahsetmemişlerdir.
Bu yazı 166574 kez okundu.